04:07 - 20 Kasım 2005
yatak hikayeleri
yine aynısı oldu. uykuda olduğumu ve rüya gördüğümü bildiğim halde uyanamadım. kendi isteğim dışında gerçekleşiyordu her şey. rüya gereği sağ bacağımı o kadar çok kasıyordum ki kaval kemiğimin kırılacağını hissettim bir an. holde dolanan birinin ayak seslerini duyuyordum. ama bunun da bir aldatmaca mı yoksa gerçek mi olduğuna karar veremiyordum. beynim o an başka bir şeye hizmet ediyordu, bana dönüp bakmıyordu. bense inatla bunun mücadelesini veriyordum. sonra yatağımın başında birinin olduğunu farkettim. ama kafamı kaldırıp bakamıyordum. tam beklediğim gibi karıştı ortalık. ayak sesleri yükseldi. kendi nefes alışımı duydum. yatağımın saat yönünde döndüğünü farkettim. bacağım daha da kasıldı. her an duyacağım bir kemik sesine alıştırdım kendimi. başımın içi giderek doldu. insanı alıp götüren bir ritim eşliğinde zonklamaya başladı. yılmayıp zorlamaya devam ettim kendimi. saniyeler, dakikalar.. o yatakta o an epey bir arbade yaşandı. sonunda bu tür olayların yaşandığı her gece gibi yine uyandığımda hayatıma kaldığım yerden devam edeceğimi bilmenin verdiği huzurla öylece durdum. çabalamak çok anlamsızdı. bekledim.

yatakta doğrulup yere bastığımda sağ bacağım bir süre sendeledi. holde bir iki turlayarak eski haline getirdim. kendi ayak seslerimi duyuyordum şimdi. ama ayak seslerine çok geçmeden yatak gıcırtıları karıştı. odaya yöneldim. kapıdan içeriye irkilerek baktım. yatak dönüp duruyordu. ve yine olduğum yerde bekledim hiç bir şey yapmayıp.

gözlerimi açtım. cama yağmur taneleri vuruyordu. hala geceydi. sağ bacağımı yorganın altında hareket ettirdim. kasılmalar geçmeye başladı. geçmişti. artık rüyalarım bir değil iki oyun birden oynuyordu bana. birinden çıksam bir diğerine yakalanıyordum. bundan böyle daha kurnaz olmalıydım. bu düşüncelerle sigara paketini ve çakmağımı alıp balkonun yolunu tuttum. holden geçerken epey korktum. üçüncü rüyanın içinde olup olmadığımı merak ettim. uyanık olduğumu anlamanın en iyi yoluydu sigara bu durumlarda. bir nefeste gerçeği bana gösteriyordu. yoksa uyku arasında içmekten nefret ederim.
 
geven yazdı
yazı linki -


4 yorum:


  • 10:26 ÖS, Kasım 21, 2005 - Blogger Kadir

    Bu yaziyi sen gercekten yazdin mi yoksa bu yaziyi yazmis olman da bilincinin sana oynadigi bir oyun mu farkina varabilmen icin muhtemelen en iyi yontem daha once zihninde bulunmayan bir kavramla benim seni durtmemdir sanirim.

    "Because a vision softly creeping, left its seeds while I was sleeping
    And the vision that was planted in my brain, still remains
    Within the sound of silence"

    Simon&Garfunkel

     
  • 12:12 ÖÖ, Kasım 22, 2005 - Blogger oky

    fredi'nin kabusları gibi.

     
  • 2:16 ÖÖ, Kasım 26, 2005 - Blogger Ç.

    waking life.

     
  • 4:03 ÖÖ, Kasım 28, 2005 - Blogger ligeia

    şey şey... "düşündüğümü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise bir düş oluyorum."